Yukarı Çık
Bildirimler
Şu anda, yeni bir bildirim mevcut değil!

Yeni bildirim olduğu zaman tam olarak burada karşına çıkacak.

4 dakika okunma süresi

6

Türkiye’de Dijital Oyunlara Yönelik Yeni Yasa Tasarısı: Oyuncular Neler Yapmalı?

Türkiye'de dijital oyunlara yeni yasalar geliyor! Oyuncular, joysticklerini hazırlasın, neler yapmalılar? İşte oyun kuralı kılavuzu!

admin

2 saat önce

Türkiye’de Dijital Oyunlara Yönelik Yeni Yasa Tasarısı: Oyuncular Neler Yapmalı?

Tam da huzur dolu bir ay geçirdik derken, bombayı patlatan haber geldi: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, dijital oyunlara yönelik bir yasal çerçeve oluşturmak için kolları sıvadı! Evet, bildiğiniz gibi, elbette bu, hepimizin oyun oynama alışkanlıklarını bir hayli karıştırabilir. Oyuncular arasında, özellikle de “sakıncalı” içeriklerin kaldırılmasını gerektiren maddelerin yer aldığı bu tasarı, %90’a varan band daraltma cezası ile sonuçlanabilir. Bu da demek oluyor ki, dijital oyun platformlarına veda etmek zorundayız! Hadi canım, bu iş çığırından çıkacak. Oyuncuların oyun oynama hakkını tehdit eden bu duruma en başından karşı çıkılması gerekirken, neden hemen harekete geçmedik diye sorgulamakta da haklıyız. Sonuçta hepimiz birer oyuncuyuz ve oyun oynamak bizim her hakkımız!

Ankara’daki ‘anti-gaming grubu’ diye adlandırılan bir hümongus (kocaman) grup var. İçerdiği akademisyenler, pedagoglar, bürokratlar ve gazetecilerle, bu tayfa yıllardır oyunların zararlı olduğunu savunup duruyor. Yıllardır duran bu yasa tasarısı bir anda ortaya çıkmadı, hakikaten araştırmak lazım! Bu yasanın sessizce hazırlandığını ve sektörden haberimiz olmadığını düşünmekten kendimi alamıyorum. Göz altından tamamen geçiştirilmiş olmalı ki, basında bir iki haber görüldü, gerisi çorap söküğü gibi. Oyun sektörü hakkında ciddi bir lobi faaliyeti yürütüldüğü bir gerçek. Şimdi bize düşen, bu duruma anlamadan geçiştirecek kadar kolay başa çıkmak değil, sesimizi yükseltmek!

Aslında Türkiye’de oyunlara karşı oluşan algı, sosyal medya üzerinden hızlıca yayıldı. “Madem biliyordunuz, neden söylemediniz?” diyenler çoğaldı; ama ben de biliyorum ki bu durum sadece sosyal medyada yankılanmakla kalamaz. Yıllardır insanların ‘oyunlar beni mahvetti’ diye sokaktaki gençler konuşurken, bu algının arkasındaki tezgahı anlamamız lazım. Her birinin düşüncelerini içerden görebilmemiz gerek. Oyun bağımlılığı, zaman kısıtlamaları, sınırsız ödevler derken gençleri sıkıştırıp onları oyundan soğutan bir anlayışla karşı karşıyayız.

Açıkça belirtmek gerekirse, sosyal medya üzerinden oluşan tepkiler, her ne kadar önemli ve yerinde olsa bile, kalıcı bir çözüm değil. Sadece anlık bir destek yaratıyor; ama uzun vadede etkisi sınırlı kalıyor. Örneğin, bizim sistemimizde yer alan Discord, gözle görülür bir hızla kapatıldı. Ne oldu sonra? Yeni bir gümrük reformu başlıyor, oyunlara yasaklar getiriliyor… Sonunda herkes “Aaa, bunu beklemiyorduk!” demiş olacak! Aslında yaşananlar bize oyun oynamanın ne kadar karmaşık bir hal alabileceğini gösterecektir.

Düşünsenize, bugüne kadar oyunların zararlı olduğunu söyleyen bir grup var, hepimiz de kayıtsız kalıyoruz. Yıllardır süregelen lobi faaliyetleriyle oyunlarla ilgili birkaç şeyin yanlış anlaşıldığını görebilmemiz gerekli. Oyunları eğitici bir araç değil, kötü bir alışkanlık olarak algılamak istiyorlar. Yani bizim burada, oyunların sağlıklı bir gelişim aracı olduğunu göstermek için daha çok çaba göstermemiz gerekiyor. Hakikaten, akademisyenlerin ve sosyologların “Yaşasın, oyunlar çocukları eğitir!” dediği bir dünya hayal ediyorum.

Ne oldu (Okumaya üşenenler için özet):

  • 29 Ocak’ta çıkan yasa tasarısı, “oyun dağıtıcısı” ve “oyun sağlayıcısı” isimleriyle, içerisine Steam ve Epic Games’i bile alan devasa oyun şirketlerini yasal yaptırımlara tabi tutmayı amaçlıyor.
  • Torba yasada, oyun şirketlerine yüklenen yaş derecelendirmesi, ebeveyn kontrolü ve Türkiye’de temsilcilik bulundurma gereklilikleri var.
  • Böyle bir yasa tasarısının hazırlanması açısından henüz bir bilgi verilmedi ama çok uzun süredir bunun üzerinde çalışıldığı biliniyor.
  • Oyun sektörünün uzmanları, bu tasarının uygulanamaz kısımlarını gerekli bakanlıklarla görüşmeye devam ediyor. Böylelikle pembe hayaller kurmuyor; aslında gerçekçi izlenimlerle yola devam etmeliyiz.

Daha önce de benzer yasalar karşısında ses çıkarmıştık ve yine sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz. Bu sadece sosyal medyada bir tepki değil, aynı zamanda akademisyenlerin, öğrencilerin, oyun geliştirenlerin, yazarların ve tüm camianın ortak sesi olmalı. Oyun bizim, kaptırmamalıyız!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?